..::: Dünya Şehirleri için namaz vakitleri :::..

     Ana Sayfa     Site Hakkında     24 Saat Kur`an-ı Kerim Dinleye bilirsiniz     Sohbet     Yeni Mesajlar     Üye Listesi     Arama            Üye Ol     Giriş

İslami Forum Sitesi , Bilgi ve Paylaşım Adresine  Hoşgeldiniz!  
 

 

Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınSAVCILIĞA DİLEKCE    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınNE DEMEK DİNLER ARASI    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınENGÜZEL ARKADAŞIM HACI    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMAYMUNDAN TÜREDİM DERMİSİN  ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınDiyanet Vakfı Kuran-ı Kerim ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMeal, Tefsir, Sureler, Konu ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınYasin - Mülk ve Kısa Surele ...    Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınİsmail Coşar - Sureler    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMerhum Hacı Hafız Aslan San ...    Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınnamaz    

Zekat
 Vesiletunnecat.com :FIKIH :Büyük İslam İlmihali :Zekat
Mesaj icon Konu: Zekatın Farz Olmasının Şartları Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
   Bu konuyu paylaş
Yazar Mesaj
kral  
Administrator
Administrator
Simge
Üye Bilgileri

Kayıt Tarihi: 08-03-2006
Üye Numarası : 7
Mesajlar: 1268
Rep Puan
Rep: 32


Alıntı kral Cevaplabullet Konu: Zekatın Farz Olmasının Şartları
    Gönderim Zamanı: 06-02-2009 Saat 21:18
    Zekatın Farz Olmasının Şartları
    9- Bir, kimseye zekat'ın farz olması için onda şu şartların bulunması gerekir:
    1) Zekat verecek kimse, müslüman, hür, akla sahib ve buluğ çağına ermiş olmalıdır. Buna göre, müslüman olmayanlar, köle ve cariyeler, mecnunlar ve çocuklar zekat vermekle yükümlü değillerdir. Gayri müslimler zekat vermekle mükellef değillerdir. Öyle ki, (Allah korusun), bir müslüman bir müddet hak dinden çıkıp ondan sonra tevbe ederek Allah'dan mağfiret dilese, dinden çıkış (irtidat) zamanında zekat vermek ona farz olmayacağı gibi, irtidatından daha önceki zamana ait zekat borçları da düşmüş olur. Çünkü zekatın farzıyetinde İslam şart olduğu gibi, bekasında da şarttır.
    Kölelerle cariyelere gelince, onlar aslen bir mala sahib olamayacakları için, zekat vermeye ehil değillerdir. Kendilerine ticaret için izin verilse de, yine hüküm aynıdır.
    Mecnunlara gelince, bunlarda iki durum düşünülebilir. Birincisi, doğuştan beri mecnun (deli) bulunmaktır. Bunların bu durumu devam ettikçe, onlar zekatla yükümlü olmazlar. Fakat bunlar buluğ çağına erdikten sonra iyileşip düzelseler, sağlığa kavuşmalarından itibaren zekat vermekle mükellef olurlar. İkincisi, buluğa erdikten sonra bir müddet mecnun olmaktır. Bu durumda bunların cinnetleri (delilikleri) bütün bir yıl devam ederse, bu yıl için zekat vermeleri onlara farz olmaz. Çünkü bu durumda onlardan yükümlülük düşmüş olur. Fakat bu yıl içinde bir iki gün gibi kısa bir zaman iyileşecek olsalar, zekat vermeleri onlara farz olur.
    Bu mesele İmam Muhammed'e göredir, İmam Ebû Yusuf' a göre, yılın çoğunda sağlık üzere bulunmadıkça, o yılın zekatı gerekmez.
    Baygınlık hali ise, zekat verme mükellefiyetine engel değildir.
    Çocuklara gelince, bunlar akılları başlarında olarak buluğa ermedikçe, zekat vermekle yükümlü olmazlar. Onun için bunların mallarından velileri zekat veremez. Bunların zekat vermeleri buluğ çağına ermekle başlar. Bir sene sonunda yerine getirilmesi gerekir.
    (İmam Şafiî'ye göre çocukların ve delilerin mallarından zekat verilmesi gerekir. Bunu velileri mallarından öderler. Çünkü zekat mala gereken bir haktır. Küçüklük ve noksanlık bu hakkın varlığını gideremez. Öşürde de durum böyledir.) Bize göre zekat malî bir ibadettir. Bunlar ise ibadetle mükellef değillerdir.
    2) Zekat verecek kimse, temel ihtiyaçlarından ve borçlarından başka nisab mikdarı veya daha fazla bir mala sahib bulunmalıdır. Bu miktar malı bulunmayana zekat farz olmaz.
    "Nisab", şeriatın bir şey için koymuş olduğu belli bir ölçü ve mikdar demektir.
    Şöyle ki: Zekat vermek için altının nisabı yirmi miskaldır. Gümüşün nisabı iki yüz dirhemdir. Koyun ile keçinin nisabı kırk koyun veya keçidir. Sığır ile mandanın nisabı otuz ve deveninki de otuz beşdir.
    Temel ihtiyaçlar: Bundan maksad, oturacak ev ile eve gerekli olan eşya, kışlık ve yazlık elbise, gerekli silah ve aletler, kitablar, binek hayvanı, hizmetçi, köle veya cariye, bir aylık -doğru kabul edilen başka bir görüşe göre, bir yıllık- nafaka demektir. Borç karşılığı olarak elde bulunan para da böyledir.
    3) Zekatı verilmesi gereken mal, gerçekten veya hüküm bakımından artıcı bulunmalıdır. Böyle olmayan mallardan zekat gerekmez. Nisab mikdarından fazla olması hükmü değiştirmez.
    Gerçekten artıcılık, ticaret veya doğurma ve üreme yolu ile olur. Ticaret için kullanılan herhangi bir eşya ve hayvan zekata bağlı olduğu gibi, dölünü veya sütünü almak için, yılın çoğunu kırlarda otlayarak idare eden ve "Saime" adını alan hayvanlar da zekata bağlıdır, ileride anlatılacaktır.
    Hüküm itibariyle artış da, çoğalmaya ve artmaya elverişli bulunan ve sahibinin veya vekilinin elinde olan altın ve gümüşteki geçerliliktir. Altın ve gümüşün maddeleri ile ihtiyaçlar giderilemez. Bunlar ticarette kullanılmak ve malların değiştirilmesinde vasıta olmak yolu ile ihtiyaçları karşılar. Bu yönü ile bunlar, yaratılış bakımından artmaya ve ticarete mahsustur. Onun için elde bulunan altın ve gümüş paralar, külçeler ve süs eşyaları, kendileriyle ticarete niyet edilmese veya bunlar nafakaya ve ev satın alınmasına harcanmak üzere saklansa bile, nisab mikdarına ulaşınca zekata tabi olurlar.
    4) Zekatın gereği için, tam bir mülkiyet bulunmalıdır. Bir malın mülkiyetiyle beraber onun elde de bulunması gerekir. Onun için bir kadın mehrini eline geçirmedikçe, onun zekatı ile yükümlü olmaz. Çünkü o mehre (nikah bedeline) malik ise de, onu eline geçirmiş değildir.
    Yine, elinde rehin mal bulunan bir kimseye, rehinden dolayı zekat gerekmez. Çünkü rehin, bir borç karşılığıdır. Bunda malikinin ele geçirip sahib olma hakkı yoktur.
    Satın alınıp da henüz de geçirilmemiş bulunan bir mal, ele geçmiş hükmünde olarak zekata bağlıdır. Bu nisaba girer, ondan zekat vermek gerekir.
    Yolculuk halinde bulunan kimse de, malının zekatını vermekle yükümlüdür. Her ne kadar o, malını elinde bulundurmuyorsa da, vekili aracılığı ile onu kullanmaya gücü vardır.
    5) Zekat gerekmesi için, bir mal üzerinden tam bir yıl geçmiş bulunmalıdır. Buna "Havl-i havelân" denir. Çünkü bu zaman içinde artış ve çoğalma gerçekleşir, döllenme ve üreme olur. Mevsimlerin değişmesiyle ihtiyaçlar ve fiyatlar değişir.
    Şöyle ki: En az nisab mikdarında olmak şartı ile artmaya elverişli bir mal üzerinden tam bir kamerî yıl geçip son bulmadıkça ona zekat gerekmez. Nisab mikdarı hem senenin başında, hem de sonunda bulunmalıdır. Bu mikdarın sene ortasında azalması, zekatın verilmesine engel olmaz. Aksine olarak sene içinde artan mal da, sene sonunda diğer mal ile beraber zekata tabi olur.
    Örnek: Bir kimsenin (1364) senesi başında temel ihtiyaçlarından fazla iki yüz dirhem gümüş mikdarı artıcı bir malı olup mal, sene sonuna kadar devam etse, bundan beş dirhem zekat vermek gerekir. Bu mal, sene ortasında yüz dirheme indiği halde, sene sonunda yine iki yüz dirhem mikdarına çıkmış bulunsa, yine beş dirhem zekat gerekir.
    Sene başında en az iki yüz dirhem mikdarı iken, sene içinde ticaret, bağış ve miras gibi sebeblerle dört yüz dirhem mikdarına çıkıp sene sonuna kadar devam etse, on dirhem mikdarı zekat gerekir. Fakat böyle bir mal, sene başında yüz doksan dirhem mikdarı iken sene sonunda iki yüz veya üç yüz dirhem mikdarına çıkmış bulunsa yahut sene başında iki-üç yüz dirhem mikdarı iken, sene sonunda yüz doksan dokuz dirhem mikdarına düşse, zekat gerekmez. Ancak iki yüz dirhem olduğu günden itibaren devam edecek olan bir yıl sonunda yine aynı miktara veya daha fazlasına erişecek olursa zekat gerekir.
    İmam Züfer'e göre, nisab miktarı, senenin başından sonuna kadar bulunmalıdır.
    (İmam Şafiî'ye göre, saime denilen hayvanlarda da hüküm böyledir. Fakat ticaret mallarında nisabın yalnız ticaret mallarında sene sonunda tam bulunması lazımdır. Sene başında ve ortasında nisabın noksan olması, zekatın verilmesine engel olmaz.)
    10- Zekata bağlı bir mal üzerinden bir yıl geçtikten sonra bu mal artacak olsa, ana paraya bağlı olarak yıl sonunda zekata girer.
İmza:  
“Bilginin elde edilmesi... bizi iyiye ulaştıracaktır.”
IP Artı rep ver Eksi rep ver
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma
 
Sitemizde bulunan bölümlerden bazıları

24 Saat Kur`an-ı Kerim Dinleye bilirsiniz

KUR'AN-I KERİM MEALLERİ: | Diyanet İşleri Başkanlığı Meali | Diyanet Vakfı Meali | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Kur'an-ı Kerim Meali (İngilizce) | Kur'an-ı Kerim Meali (Almanca) | Kur'an-ı Kerim Meali (Hollandaca) |

KUR'AN-I KERİM TEFSİRLERİ: | Hak Dini Kur'an Dili | Tefsir-i Kebir | Fizilal'il Kur'an |

GENEL FORUM: | Soru - Cevap | Haberler | Serbest Kürsü | Dua  | Vaaz | Hutbe |

Sitemiz Üzerinden Okuyabileceğiniz E- Kitaplar:  | Kur'an - Meal - Tefsir Kitapları | Hadis Kitapları | Akaid Kitapları |  Fıkıh Kitapları |  Tarih Kitapları |  Küllüyatlar | Arapça Kitaplar |

HADİSLER: | Kütüb-i Sitte  " Arapça Metinleriyle Beraber Hadisler | Konulara Göre Hadisler |  Numara Sırasına Göre Hadisler " | Riyazü's-Salihin | Hadis Ansiklopedisi |

FIKIH: | Diyanet İslam İlmihali | Büyük İslam İlmihali  "İtikat | Taharet (Temizlik) | Namaz | Oruç | Zekat | Hac | Kurban ve Av | Kerehat ve istihsan | İslam Ahlakı | Siyer-i Enbiya (Peygamberler)"| İslam Fıkhı Ansiklopedisi |

İTİKAT: | Akaid -Kelam | MEZHEPLER: Mezhepler | 

EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE: | EDEBİYAT  OKU VE DÜŞÜN | KİTAP TAVSİYESİ | Şiir Penceresi | Şiir Penceresi  Felsefe | 

MULTİMEDYA:  | Ezan - Ezgi - İlahi - Kaside | Meşhur Kur'an Okuyucuları | Mevlid-i Şerif | Sohbet  Film - Belgesel | 
 

ORGANİZASYON:  | Hatim  Eğitim - Öğrenim | 

 

   
Bilgi için


 

Bize Yazın - Vesiletunnecat.com- Başa Dön

Vesiletunnecat.com



Bu Sayfa 0.047 Saniyede Yüklendi.