..::: Dünya Şehirleri için namaz vakitleri :::..

     Ana Sayfa     Site Hakkında     24 Saat Kur`an-ı Kerim Dinleye bilirsiniz     Sohbet     Yeni Mesajlar     Üye Listesi     Arama            Üye Ol     Giriş

İslami Forum Sitesi , Bilgi ve Paylaşım Adresine  Hoşgeldiniz!  
 

 

Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınSAVCILIĞA DİLEKCE    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınNE DEMEK DİNLER ARASI    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınENGÜZEL ARKADAŞIM HACI    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMAYMUNDAN TÜREDİM DERMİSİN  ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınDiyanet Vakfı Kuran-ı Kerim ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMeal, Tefsir, Sureler, Konu ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınYasin - Mülk ve Kısa Surele ...    Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınİsmail Coşar - Sureler    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMerhum Hacı Hafız Aslan San ...    Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınnamaz    

Zekat
 Vesiletunnecat.com :FIKIH :Büyük İslam İlmihali :Zekat
Mesaj icon Konu: Zekatın Verileceği Yerler Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
   Bu konuyu paylaş
Yazar Mesaj
kral  
Administrator
Administrator
Simge
Üye Bilgileri

Kayıt Tarihi: 08-03-2006
Üye Numarası : 7
Mesajlar: 1268
Rep Puan
Rep: 32


Alıntı kral Cevaplabullet Konu: Zekatın Verileceği Yerler
    Gönderim Zamanı: 06-02-2009 Saat 21:08
    Zekatın Verileceği Yerler
    93- Zekat verilecek kimseler, müslüman fakirler, miskinler, borçlular, yolcular, mükâtebler (sözleşmeli köleler), mücahidler ve amiller (zekat toplayıcıları) olmak üzere yedi kısımdır. Şöyle ki:
    1) Fakir: İhtiyacından fazla olarak nisab mikdarı bir mala sahib olmayan kimsedir. Bu kimsenin temel ihtiyaçlardan olan evi, ev eşyası ve borcuna denk parası bulunsa da, yine fakir sayılır.
    2) Miskin: Hiç bir şeye sahib olmayıp yemesi ve giymesi için dilenmeye muhtaç olan yoksul kimsedir.
    3) Borçlu: Bundan maksad, borcundan fazla nisab mikdarı mala sahib olmayan veya kendisinin de başkasında malı varsa da, alması mümkün olmayan kimsedir. Böyle borçlu olan kimseye zekat vermek, borcu olmayan fakire vermekten daha faziletlidir.
    4) Yolcu: Bundan maksad, malı memleketinde kalıp elinde bir şey bulunmayan garib kimsedir. Böyle bir adam yalnız ihtiyacı kadar zekat alabilir, ihtiyaçtan fazla alması helal olmaz. Bununla beraber bu gibi kimselerin mümkün olunca borç almaları, zekat almalarından daha iyidir.
    Kendi memleketinde bulunduğu halde malını kaybeden ve böylece muhtaç durumda kalan kimse de yolcu hükmündedir. Bunlar, sonradan mallarını ele geçirmekle, almış oldukları zekat paralarından arta kalanı sadaka olarak fakirlere vermeleri gerekmez.
    5) Mükâteb: Bir bedel karşılığında azad edilmek üzere efendisi ile bir anlaşma yapmış olan köle veya cariye demektir. Böyle borç altına girmiş olan bir köleyi bir an önce hürriyetine kavuşturmak için ona zekat verilebilir. Fakat bir kimse, kendi mükâtebine zekat veremez. Çünkü bunun yararı kendisine dönmüş olur.
    6) Mücahid: Bundan maksad, Allah yolunda gönüllü olarak savaşa katılmak istediği halde, yiyecekten, silahdan ve diğer şeylerden mahrum olan kimse demektir. Böyle bir kimseye, ihtiyaçlarını gidermesi için zekat verilebilir. Buna: "Fi sebilillah infak = Allah yolunda harcama" denir.
    7) Amil: Bundan maksad, idareci tarafından meydandaki zekat mallarının zekatlarını toplamakla görevlendirilen kimsedir. Buna "Saî, tahsildar" da denir. Böyle bir görevliye, bu çalışması süresince, fakir olmasa bile, ailesinin ve kendisinin ihtiyaçları için yeterince zekat verilebilir.
    94- Yukarıda gösterilen yedi kısımdan her biri, zekatın verileceği yerdir. Bir kimse zekatını bunlardan herhangi birine verebileceği gibi, bir kısmına veya tümüne de dağıtabilir. Bununla beraber nisab mikdarına ulaşmayan bir zekatın, bunlardan yalnız birine verilmesi daha faziletlidir. Çünkü bu ihtiyacı karşılamış bulunur.
    95- Bir fakire bir elden nisab mikdarı zekat vermek caiz ise de, keraheti vardır. Ancak fakirin borcu varsa veya kalabalık nüfusu olur da bu zekatı onlarla bölüştüğü zaman nisab mikdarı kendilerine düşmezse, bunda kerahet yoktur.
    96- Bir fakir bir zenginden malının zekatını isteyerek mahkemede dava edemez. Çünkü zekatın o davacı şahsa verilmesi bir borç değildir. Aynı zamanda bu bir ibadet olduğundan sahibinin din anlayışına bırakılmıştır.
İmza:  
“Bilginin elde edilmesi... bizi iyiye ulaştıracaktır.”
IP Artı rep ver Eksi rep ver
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma
 
Sitemizde bulunan bölümlerden bazıları

24 Saat Kur`an-ı Kerim Dinleye bilirsiniz

KUR'AN-I KERİM MEALLERİ: | Diyanet İşleri Başkanlığı Meali | Diyanet Vakfı Meali | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Kur'an-ı Kerim Meali (İngilizce) | Kur'an-ı Kerim Meali (Almanca) | Kur'an-ı Kerim Meali (Hollandaca) |

KUR'AN-I KERİM TEFSİRLERİ: | Hak Dini Kur'an Dili | Tefsir-i Kebir | Fizilal'il Kur'an |

GENEL FORUM: | Soru - Cevap | Haberler | Serbest Kürsü | Dua  | Vaaz | Hutbe |

Sitemiz Üzerinden Okuyabileceğiniz E- Kitaplar:  | Kur'an - Meal - Tefsir Kitapları | Hadis Kitapları | Akaid Kitapları |  Fıkıh Kitapları |  Tarih Kitapları |  Küllüyatlar | Arapça Kitaplar |

HADİSLER: | Kütüb-i Sitte  " Arapça Metinleriyle Beraber Hadisler | Konulara Göre Hadisler |  Numara Sırasına Göre Hadisler " | Riyazü's-Salihin | Hadis Ansiklopedisi |

FIKIH: | Diyanet İslam İlmihali | Büyük İslam İlmihali  "İtikat | Taharet (Temizlik) | Namaz | Oruç | Zekat | Hac | Kurban ve Av | Kerehat ve istihsan | İslam Ahlakı | Siyer-i Enbiya (Peygamberler)"| İslam Fıkhı Ansiklopedisi |

İTİKAT: | Akaid -Kelam | MEZHEPLER: Mezhepler | 

EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE: | EDEBİYAT  OKU VE DÜŞÜN | KİTAP TAVSİYESİ | Şiir Penceresi | Şiir Penceresi  Felsefe | 

MULTİMEDYA:  | Ezan - Ezgi - İlahi - Kaside | Meşhur Kur'an Okuyucuları | Mevlid-i Şerif | Sohbet  Film - Belgesel | 
 

ORGANİZASYON:  | Hatim  Eğitim - Öğrenim | 

 

   
Bilgi için


 

Bize Yazın - Vesiletunnecat.com- Başa Dön

Vesiletunnecat.com



Bu Sayfa 0.063 Saniyede Yüklendi.