..::: Dünya Şehirleri için namaz vakitleri :::..

     Ana Sayfa     Site Hakkında     24 Saat Kur`an-ı Kerim Dinleye bilirsiniz     Sohbet     Yeni Mesajlar     Üye Listesi     Arama            Üye Ol     Giriş

İslami Forum Sitesi , Bilgi ve Paylaşım Adresine  Hoşgeldiniz!  
 

 

Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınSAVCILIĞA DİLEKCE    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınNE DEMEK DİNLER ARASI    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınENGÜZEL ARKADAŞIM HACI    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMAYMUNDAN TÜREDİM DERMİSİN  ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınDiyanet Vakfı Kuran-ı Kerim ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMeal, Tefsir, Sureler, Konu ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınYasin - Mülk ve Kısa Surele ...    Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınİsmail Coşar - Sureler    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMerhum Hacı Hafız Aslan San ...    Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınnamaz    

OKU VE DÜŞÜN
 Vesiletunnecat.com :EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE :OKU VE DÜŞÜN
Mesaj icon Konu: HAK YOLA GETİREN İKİ SÖZ Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
   Bu konuyu paylaş
Yazar Mesaj
kral  
Administrator
Administrator
Simge
Üye Bilgileri

Kayıt Tarihi: 08-03-2006
Üye Numarası : 7
Mesajlar: 1268
Rep Puan
Rep: 32


Alıntı kral Cevaplabullet Konu: HAK YOLA GETİREN İKİ SÖZ
    Gönderim Zamanı: 03-02-2009 Saat 15:58
 
Büyük erenlerden Hasan Basrî, bir gün arkadaşlarıyla birlikte yolda giderken memleketinin tanınmış devlet büyüklerinden birinin oğlu ile karşılaşır. Devlet büyüğünün oğlu yağız atının üzerine kurulmuş, beraberinde de hizmetçileri, bütün sükse ve ihtişamıyla yoluna devam etmektedir.
    Hasan Basrî yolun ortasında durarak hoş beşten sonra devlet büyüğünün oğluna şöyle seslenir: "Ey devlet büyüğünün oğlu!.. Sizler her şeyi mal ve para ile değerlendirirsiniz. Size şu iki sözü satmak istiyorum, alır mısınız? Çünkü bu sözleri size benden başka kimse söylemeye cesaret edemeyecektir. Sonra bu sözler sizi aydınlık Allah yoluna sokacaktır."
    Devlet büyüğünün oğlu, "Peki kaça satacaksınız?" deyince Hasan Basrî, "Birincisini bir, ikincisini de iki gümüş para karşılığında veririm." diye karşılık verdi. "Evet, alırım" deyince de ilk sözünü söylemeye koyulur ve şöyle der: "Ey devlet büyüğünün oğlu!.. Senin evin var mı?" diye sorar. "Var" cevabını alınca da, "Kendin mi yaptırdın, yoksa miras mı kaldı?" diye sorar.
    Devlet büyüğünün oğlu, "kendim yaptırdım" diye cevap verir. "Ne kadar zaman içinde yaptırdın?" sorusuna ise, "Epey uzun sürdü" karşılığını verir. "Neden her imkana sahip olduğun halde çabuk bitirmedin?" deyince de, "Binanın taşlarını, ağaçlarını taşıyan hayvanlara acıdığım için fazla yük vurdurtmadım. İşte o yüzden de binayı kısa zamanda inşa etmek mümkün olmadı." der.
    Ardından sözü alan Hasan Basrî şöyle konuşur: "Ey devlet büyüğünün oğlu!.. Madem ki başkalarının hayvanlarına acıyarak fazla yük taşıtmaya razı olmuyorsun, neden öz nefsine acımayıp da onu dağlar kadar günah yığını altında eziyorsun?"
    Bu sözler devlet büyüğünün oğlu üzerinde büyük tesir yapar. Atından inerek Allah dostu Hasan Basri'nin ellerine kapanır. Ardından da sabırsızlıkla "iki gümüşü hemen vereceğim, şu ikinci sözünü de hemen söyle" diye yalvarır. Daha sonra Hasan Basrî ikinci sözünü söylemeye koyularak şöyle der:
    "Yola koyulmuş böyle nereye gidiyorsunuz?" diye sorar. "Devlet reisine, bir memurluk almak için gidiyorum" cevabını alınca, "Bak en değerli elbiseni giymiş, en enfes kokuları sürünmüşsün. Neden? Çünkü devlet reisi ve maiyetinde çalışanlara karşı mahcup olmak istemiyorsun. Halbuki onlar da senin, benim gibi birer insan değil mi? Şimdi sana sormak isterim. Yarın ölüp öbür dünyayı boyladığında omurlarında taşıdığın bu kadar ağır günahlarınla ve kirli alınla peygamberler ve gerçek mü'minler arasında Allah'a karşı hesap verirken utanmayacak mısın?"
    Bu sözlerin de son derece derin etkisi altında kalan devlet büyüğünün oğlu atını hizmetçisine verdiği gibi hemen Hasan Basrî'nin ellerine sarılarak artık bütün dünyalık nimetleri teper ve ölünceye kadar bu büyük zatın safında Allah'a ibadet etmeye karar verir.

    Yüce Allah (c.c.) cümlemizi hak sözleri dinleyip de gereğini yerine getiren haksever kullarından eylesin, amin...
    - Senaniye -

İmza:  
“Bilginin elde edilmesi... bizi iyiye ulaştıracaktır.”
IP Artı rep ver Eksi rep ver
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma
 
Sitemizde bulunan bölümlerden bazıları

24 Saat Kur`an-ı Kerim Dinleye bilirsiniz

KUR'AN-I KERİM MEALLERİ: | Diyanet İşleri Başkanlığı Meali | Diyanet Vakfı Meali | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Kur'an-ı Kerim Meali (İngilizce) | Kur'an-ı Kerim Meali (Almanca) | Kur'an-ı Kerim Meali (Hollandaca) |

KUR'AN-I KERİM TEFSİRLERİ: | Hak Dini Kur'an Dili | Tefsir-i Kebir | Fizilal'il Kur'an |

GENEL FORUM: | Soru - Cevap | Haberler | Serbest Kürsü | Dua  | Vaaz | Hutbe |

Sitemiz Üzerinden Okuyabileceğiniz E- Kitaplar:  | Kur'an - Meal - Tefsir Kitapları | Hadis Kitapları | Akaid Kitapları |  Fıkıh Kitapları |  Tarih Kitapları |  Küllüyatlar | Arapça Kitaplar |

HADİSLER: | Kütüb-i Sitte  " Arapça Metinleriyle Beraber Hadisler | Konulara Göre Hadisler |  Numara Sırasına Göre Hadisler " | Riyazü's-Salihin | Hadis Ansiklopedisi |

FIKIH: | Diyanet İslam İlmihali | Büyük İslam İlmihali  "İtikat | Taharet (Temizlik) | Namaz | Oruç | Zekat | Hac | Kurban ve Av | Kerehat ve istihsan | İslam Ahlakı | Siyer-i Enbiya (Peygamberler)"| İslam Fıkhı Ansiklopedisi |

İTİKAT: | Akaid -Kelam | MEZHEPLER: Mezhepler | 

EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE: | EDEBİYAT  OKU VE DÜŞÜN | KİTAP TAVSİYESİ | Şiir Penceresi | Şiir Penceresi  Felsefe | 

MULTİMEDYA:  | Ezan - Ezgi - İlahi - Kaside | Meşhur Kur'an Okuyucuları | Mevlid-i Şerif | Sohbet  Film - Belgesel | 
 

ORGANİZASYON:  | Hatim  Eğitim - Öğrenim | 

 

   
Bilgi için


 

Bize Yazın - Vesiletunnecat.com- Başa Dön

Vesiletunnecat.com



Bu Sayfa 0.121 Saniyede Yüklendi.