..::: Dünya Şehirleri için namaz vakitleri :::..

     Ana Sayfa     Site Hakkında     24 Saat Kur`an-ı Kerim Dinleye bilirsiniz     Sohbet     Yeni Mesajlar     Üye Listesi     Arama            Üye Ol     Giriş

İslami Forum Sitesi , Bilgi ve Paylaşım Adresine  Hoşgeldiniz!  
 

 

Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınSAVCILIĞA DİLEKCE    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınNE DEMEK DİNLER ARASI    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınENGÜZEL ARKADAŞIM HACI    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMAYMUNDAN TÜREDİM DERMİSİN  ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınDiyanet Vakfı Kuran-ı Kerim ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMeal, Tefsir, Sureler, Konu ...    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınYasin - Mülk ve Kısa Surele ...    Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınİsmail Coşar - Sureler    Konuyu Görüntülemek İçin TıklayınMerhum Hacı Hafız Aslan San ...    Konuyu Görüntülemek İçin Tıklayınnamaz    

Serbest Kürsü
 Vesiletunnecat.com :GENEL FORUM :Serbest Kürsü
Mesaj icon Konu: İnsanın Hayırla ve Şerle Denenmesi Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
   Bu konuyu paylaş
Yazar Mesaj
selo27  
Üye
Üye
Üye Bilgileri

Kayıt Tarihi: 21-04-2009
Üye Numarası : 2729
Mesajlar: 8
Rep Puan
Rep: 0


Alıntı selo27 Cevaplabullet Konu: İnsanın Hayırla ve Şerle Denenmesi
    Gönderim Zamanı: 05-07-2009 Saat 17:29

İnsanın Hayırla ve Şerle Denenmesi

           

İnsan, nimetle/hayırla da sınava tâbi olur, külfetle/şerle de. Mutlak olanın dışındaki, kaynağı beşerî olan hayır ve şer, insan açısından göreceli olduğundan, denendiği şerrin ya da şer zannetiğinin kendisi için büyük hayırlara dönüşmesi mümkündür. Bazı insan, şerle imtihanı kazanır, ama hayırla imtihanda kaybeder veya tersi olabilir. Ama, özellikle müslümanların mutlaka, korku, açlık ve fakirlikle sınanacağını (2/Bakara, 155) biliyoruz. İnsan bazen risk taşıyan mal, mülk, evlât ve sağlık gibi hayırlarla veya hayır zannedilenlerle; bazen de yokluk, hastalık, şeytan ve düşmanlar gibi şerler ve şer zannedilenlerle imtihan edilir. İnsan, hayatın geçici güzellikleriyle sınava çekilir (20/Tâhâ, 131) ki, o kişi için bu geçici nimetler, kalıcı hayırlara dönüşebilir. Mal, evlât, bu kabilden bir deneme aracıdır (8/Enfâl, 28; 64/Teğâbün, 15). Bol rızık ve verilen nimetler birer sınama olduğu gibi (39/Zümer, 49), başa gelen üzüntü ve kederler (20/Tâhâ, 40), belâ ve musîbetler de birer imtihandır (9/Tevbe, 126; 22/Hacc, 11).

İnsana bazen iyilik halinin bazen sıkıntının isâbet etmesi aslında bir denemedir: “Sizi deneme olsun diye, önce kötülük (şer) ve iyilik (hayır) ile deneriz. Sonra Bize geri döndürülürsünüz.” (21/Enbiyâ, 35) Şer ile imtihan karşısında müslümanın en önemli dayanağı sabır ve duâdır. Mü’min, kendine göre şer saydığı belâ, musibet, keder ve mahrumiyet anında, kararlı davranarak, bütün bunların bir deneme olduğunu düşünerek sabreder. Denemeyi başarmak için Rabbine niyaz eder. Yalnızca O’ndan yardım diler, halini yalnızca O’na arzeder. Çünkü mü’min duâ ile evrenin dehşet verici sessizliği içerisinde yalnız olmadığını anlar, duâ ile Rabbini  yanı başında ve kalbinde bulur.

Hayır ve şer konusundaki hükümler, insanın onlardan hoşlanıp hoşlanmamasına göre değil, onların insanı götürdüğü sonuca göre verilmelidir. Çünkü bu konudaki değerlendirmeler çoğu zaman izafi (göreceli) olmakta ve karar vermekte acele edilmektedir. Kur’an, bu konuda tipik iki örnek vermektedir: “Hoşunuza gitmediği halde üzerinize savaş yazıldı (farz kılındı). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki sevdiğiniz bir şey de sizin için şerdir. Allah bilir de siz bilemezsiniz.” (2/Bakara, 216) “…(Hanımlarınızla) güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar.” (4/Nisâ, 19)

“İnsan, hayrı istediği gibi şerri de ister. İnsan pek acelecidir.” (17/İsrâ, 11) Bu âyet, insanın önemli bir psikolojik yönüne işaret etmektedir. Gerçekten insan, öfkelendiği, sıkıldığı ya da bir güçlükle karşılaştığında, sabır ve güzel duâ iplerine yapışmadıysa, öfkelendiklerine bedduâ eder, güçlüklerden kurtulmak için sabır ve metânetle çaba göstereceği yerde, acelecilik göstererek hemen kurtulmak ister. Halk deyimiyle denize düştüğünde yılana sarılır. Hemen kurtulamayınca da, ümitsiz ve kötümser bir hâlet-i rûhiye içinde, “Allah’ım, canımı al da, beni bu sıkıntıdan kurtar!” gibi kendisi için bile bedduâ eder. Elbette bu davranış, doğru değildir.  

İnsanın bilgisi, hele Allah’ın ilmi ile kıyaslanınca yok sayılacak kadar azdır. O, kendi hayrına ve şerrine olan şeyleri de yeterince bilemez. Bir de hevâsı/kötü arzuları, geçici dünya rahatı işin içine girince hayır ve şer kavramlarını karıştırır. Bir şeyin hayırlı veya şerli oluşunun, bir insanın o şeyi sevmesi ya da ondan hoşlanmaması ile temelde hiçbir ilgisi yoktur. Asıl önemli olan, o şeyin bizi götürdüğü nihâî sonuca nazaran hüküm verilmesi gerekmektedir. Yani hayır, Allah’ın hoşlandığı şeydir; bu, bizim hoşlanmadığımız şey olabilir. Nefsin hoşlandığı her şeyi yerine getirmek, Kur’an tâbiriyle hevâyı ilâhlaştırmak (25/Furkan, 43; 45/Câsiye, 23) ile Allah’ı râzı etmenin (5/Mâide, 119) ayrıldığı noktadır hayır ve şer tanımı.

İşte bu noktada Vahy devreye girmekte, ve Rahmân olan Rabbimiz, bize hayır ve şerri göstermekte, sırât-ı müstakîme hidâyet etmektedir: “Hoşunuza gitmediği halde savaş size yazıldı/farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha şer/kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (2/Bakara, 216). Savaş, aslında sevilen, nefsin hoşlandığı bir şey değildir. Fakat bazen insan savaşmak zorunda kalır. İslâm’ın emrettiği cihadda iki güzelden biri vardır: Şehid olup cennete gitmek veya gâzi olup zafer kazanmak, ganimet alıp zengin olmak. Savaş ve cihaddaki sırrı insan tümüyle bilemez; Allah bilir. Bazı toplumlar cezaya müstahak olunca, Allah onları çeşitli belâlarla cezalandırır. İşte onlardan biri de savaştır. Nitekim Kur’an, “Allah, insanları birbiriyle def etmeseydi (savıp hizaya getirmeseydi) yeryüzünde nizam bozulurdu” (2/Bakara, 251) buyrulmuştur.  

Vahy, mutlak hayırdır. Vahiyle irtibatı olan ilim ve hikmet de hayırdır.“Allah dilediğine hikmet verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır ve üstünlük verilmiştir. Gerçekleri ancak akıl sahipleri anlar.” (2/Bakara, 269) Bu âyette geçen “hikmet”, Kur’an ilimleri demektir. Derin ve yararlı ilme hikmet denir. Allah’ın, kendisine hikmet verdiği kimseler öncelikle peygamberler, ilmiyle amel eden âlimlerdir. İlim sahibi olmanın en çok değer verilen tarafı, insanlığa faydalı olmak, onlara hayrı dokunmaktır. Doğruluk, adâlet, ihlâs, sevgi, saygı, başkalarına faydalı olmak, cömertlik gibi yüksek vasıfları Allah rızâsı için taşıyan kimseler de hikmet ehlinden sayılır; dolayısıyla hayırlı insan kabul edilir. Kur’an’ın emirlerini öğrenip noksansız uygulamak için çaba sarfeden, tüm kötülüklerden uzak durma gayreti içinde olan kimse hikmet sahibidir ve kendisine büyük hayır verilmiştir.    

 

 

 

Hazırlayan

Cuma DEMİR

IP Artı rep ver Eksi rep ver
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma
 
Sitemizde bulunan bölümlerden bazıları

24 Saat Kur`an-ı Kerim Dinleye bilirsiniz

KUR'AN-I KERİM MEALLERİ: | Diyanet İşleri Başkanlığı Meali | Diyanet Vakfı Meali | Elmalılı Hamdi Yazır Meali | Kur'an-ı Kerim Meali (İngilizce) | Kur'an-ı Kerim Meali (Almanca) | Kur'an-ı Kerim Meali (Hollandaca) |

KUR'AN-I KERİM TEFSİRLERİ: | Hak Dini Kur'an Dili | Tefsir-i Kebir | Fizilal'il Kur'an |

GENEL FORUM: | Soru - Cevap | Haberler | Serbest Kürsü | Dua  | Vaaz | Hutbe |

Sitemiz Üzerinden Okuyabileceğiniz E- Kitaplar:  | Kur'an - Meal - Tefsir Kitapları | Hadis Kitapları | Akaid Kitapları |  Fıkıh Kitapları |  Tarih Kitapları |  Küllüyatlar | Arapça Kitaplar |

HADİSLER: | Kütüb-i Sitte  " Arapça Metinleriyle Beraber Hadisler | Konulara Göre Hadisler |  Numara Sırasına Göre Hadisler " | Riyazü's-Salihin | Hadis Ansiklopedisi |

FIKIH: | Diyanet İslam İlmihali | Büyük İslam İlmihali  "İtikat | Taharet (Temizlik) | Namaz | Oruç | Zekat | Hac | Kurban ve Av | Kerehat ve istihsan | İslam Ahlakı | Siyer-i Enbiya (Peygamberler)"| İslam Fıkhı Ansiklopedisi |

İTİKAT: | Akaid -Kelam | MEZHEPLER: Mezhepler | 

EDEBİYAT VE DÜŞÜNCE: | EDEBİYAT  OKU VE DÜŞÜN | KİTAP TAVSİYESİ | Şiir Penceresi | Şiir Penceresi  Felsefe | 

MULTİMEDYA:  | Ezan - Ezgi - İlahi - Kaside | Meşhur Kur'an Okuyucuları | Mevlid-i Şerif | Sohbet  Film - Belgesel | 
 

ORGANİZASYON:  | Hatim  Eğitim - Öğrenim | 

 

   
Bilgi için


 

Bize Yazın - Vesiletunnecat.com- Başa Dön

Vesiletunnecat.com



Bu Sayfa 0.063 Saniyede Yüklendi.