ARAPÇANIN DİLİ

 

 

 

 

(I)

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

İÇİNDEKİLER

İçindekiler ……………………………………………………………                  3         

1.BÖLÜM………………………….…………………………….……                 5

1.Sahih Fiiller…………………………………………….….…………                 7

  A- Mazi Fiil……………………………………………………..…….                 7

  B- Muzari Fiil………………………………………….………………                12

  C- Muzari Merfu, Muzari Mansub, Muzari Meczum………………....                 16

  D- Cahdi Mutlak………………………………………………..…......                18

  E- Cahdi Mustağrak…………….………………….……….…….…...                19

  F- Emir …………………………………..…..………………….……                 20

  G- Nehiy …………………….……………………………..……..…..                23

2.Mehmuz Fiiller ……………...……………………………..…………                27

  A- Mehmuzul Fa…………………………………..…….…..…………               27

  B- Mehmuzul Ayn …………………………………….....…….……..                33

  C- Mehmuzul Lam ………………..………………….…..…………..                 34

3.Muzaaf Fiiller ……………………………………………….….……                 35

  A- Muzaaf Fiiller ………………………………………………..……                 35

4.Misal Fiiller ……………………………………………….…….……                49

  A- Misali Vavi…………………………………………………….…..                 49

  B- Misali Yai…………………………………………….………….…                56

5.Ecvef Fiiller …………………………………………….…………….                61

  A- Ecvef Fiiller………………………………………………………..                61

6.Nakıs Fiiller …………………………………………….……………                 71

  A- Nakıs Fiiller……………………………………………………….                  71

7.Lefif Fiiller …………………………………………………………..                 85

  A- Lefif Fiiller…………………………………………….………….                  85

8.Sülasi Fiilinin Altı Babı …………………….………………………..                 93

  A- Sülasi Fiilinin Altı Babı…………………………………………..                   93

2.BÖLÜM……………………………………………………………..                 95

   Fiiller (الأفعال)………………………………………………….……..                  99

   İsimler ( الأسماء)………………………………………….…………..                  104

   Zamirler (الضمائر)………………………………………….…………                  105

   Alet İsmi (إسم الآلة)…………………………………….…...…………                 107

   Sayılar (الاعداد)……………………………………….……….………                  108

   Hemzenin Yazımı(كتابة الهمزة)……..………………..………………..                  111

   Hikaye ………………………………………………………………                  115     

3.BÖLÜM……………………………………………………………..                 117

    Arapça Kelimeler……………………………………………………                 119

    Tanışma التَّعَارُفُ……………………………………………………..                   129

    Soru edatları أَدَوَاتُ الْإِسْتِفْهَامِ……………………………………………                 130     

    Karşılıklı Konuşma اَلْخِوَارُ……………………………………………                 131

    Genel Seviye Testi…………………………………………………..                 133

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

TAKDİM

 

Her dilin kendine özgü harf, kelime, cümle yapısı ve ifade biçimleri olması kadar doğal başka ne olabilir ki? … Tabii olarak Arapçanın da kendine özel bir dil yapısı bulunmaktadır. Bunun yanında her dilde olduğu gibi onun da bir dil kullanım mantığı bulunmaktadır. Bu, aynı zamanda dilin kültürünün, edebiyatının ve toplumunun düşünme biçiminin de temelini oluşturmaktadır. İşte bu temel mantık yeteri kadar net bir şekilde anlaşılmadıkça öğrenilen her dilbilgisi kuralı kafalarda biraz daha karmaşaya neden olmakta, disiplinsiz bilgi yığını her madde ile kördüğüm hâline gelmekte ve başarısızlık bu yumağın içinde kaybolma sonucuna oluşmaktadır. Kanaatimizce Arapça ne zor, ne imkânsız, ne de öğrenilmesi uzun zaman isteyen bir dildir.      

 

Matematiksel bir özellik taşıyan Arapça, belirli temel formüller üzerine kuruludur. Bu basit kurallar manzumesi öğrenildikten sonra, asıl önemli olan kelime bilgisine ulaşarak kuralları uygulayabilir hâle getirmektir. Ülkemizdeki Arapça dil öğretiminde en büyük eksiğimiz öğrenmek isteyenlerin bu gereksinimlerini karşılayacak materyallerin elimizde bulunmamasıdır. Çevremizde onlarca dilbilgisi kitabı olmasına karşın; hikâye, öykü, roman, tiyatro türlerinde öğrenenin ilgisini çekecek ve bunları anlamasına yardımcı olacak kelime bilgisi ve alıştırmalar bulunan eserler yok denecek kadar azdır. Arapça öğretiminin seviyesini yükseltmek ve kalitesini artırmak için kural merkezli olmaktan ziyâde, kelime işlemci ve ifâde kalıpları ile cümle biçimlerini öğreten kaynakların artması çok büyük önem arz etmektedir

 

Alfabe:Bir dildeki sesleri karşılamak üzere kullanılan ve belli bir sıraya göre dizilen harflerden meydana gelen sistem. Bugün bu şekliyle kullandığımız alfabe kelimesi Yunan alfabesinin ilk iki harfi olan "alfa-beta" harfleri ve kelimelerinden oluşmuştur. Daha önceleri kullanılan Arapça alfabenin ilk iki harfi olan "Elif" ve "Be" harflerinden oluşturulun "Elifba" kelimesi kullanılıyordu. Her dilin kendine has bir alfabesi vardır. Dolayısıyla o dil ancak en güzel şekilde sadece o alfabe ile yazılabilir.

 

Kur'an-ı Kerîm bugün Arap alfabesi dediğimiz alfabe ile yazılmaktadır. Kur'an-ı Kerîm de Arapça olduğuna göre en iyi bir şekilde ancak bu harflerle yazılabilir. Bunun dışında bir alfabe asla Kur'an dilini gereği gibi seslendiremez ve okutamaz. Kur'an başka harflerle yazılmağa kalkışılırsa mutlaka anlam kaymalarına sebep olunur. Meselâ Kur'an, Batılılar tarafından okunsun diye, Lâtin alfabesi ile yazıldığı takdirde ilâhî kelâm olarak anlamı tamamen değişir ve aslından uzaklaştırılmış olur. Zîra Arap alfabesinde çok değişik sesleri veren ayrı ayrı harfler vardır.

 

Sözgelimi Arapça'da üç tane "h" vardır. Bunlardan"yaratıcı" anlamına gelen hâlık kelimesini Lâtin harfleriyle yazdığımızda "Hallâk" şeklinde yazacağız. Fakat "berber" anlamına gelen hallâk kelimesini de yazmak istersek yine aynı harflerle yazmak zorundayız. "Hallâk" (yaratıcı) olan Allah kelimesi ile "berber" kelimesi aynı harflerle yazıldığında bunları birbirinden ayırmak özellikle alfabeyi yeni öğrenen bir öğrenci için, bir hayli zor olacaktır. Aynı şekilde Arapça'da Kâf ve Kef harfleri vardır; bunlarla yazılan kelimeler her zaman birbirleriyle karıştırılabilir. Bunun dışında iki ayrı "T" harfi ve Lâtin alfabesindeki "Z" karşılığı yazılan üç tane harf vardır. "S" şeklinde yazılır. Bunlar da sürekli birbirleriyle karıştırılmaya mahkûmdur. Meselâ (sündüs) kelimesiyle (selâse) kelimesini ancak "S" harfiyle "Sündüs" ve "Selâse" şeklinde yazmak zorundayız.

 

Dolayısıyla Kur'an, indiği ve Hz. Peygamber (a.s.)'in bize okuduğu şekilde değil de çok daha değişik telâffuz edilen ve birçok anlamını da kaybeden bir metin olarak karşımıza çıkar .

 

Buna göre bir dili en iyi okutanın o dildeki seslerin karşılığı olan harfler ve o harflerden meydana gelmiş bulunan alfabe olduğu gayet açıktır. O halde en açık, kolay ve kolaylaştırılmış bir dil olan Arapça olarak nazil olan Kur'an-ı Kerîm de Arapça'dan başka bir dilin alfabesi ile doğru ve kolay okunup anlaşılamaz.

 

Arapça derste göreceğimiz kelimelerin manaları ve kullanım yerleri:

Bu derste yapmamız gereken,birinci derste geçen kelimelerin manalarını anlamaya çalışmak ve uygulamaktır.Mesela;Fiili mazinin kullanım gayesini aşağıdan öğrendikten sonra birinci derse dönüp tekrar kelimeye ve manasına bakarak aklınıza yerleşmesini kolaylaştırabilirsiniz.


Emsile- i muhtelifedekiler:


Fiili Mazi Harfleriyle birlikte geçmiş zamanda vuku bulmuş bir işe delalet eder.

Fiili muzari:Harfleriyle şimdiki hal veya gelecek zamana delalet eden fiil.

Masdar ğayrı mîmî:Bir zamana delalet etmeksizin bir işe delalet eden kelimedir.

İsmi fail:Fiilin kendisiyle kaim olduğu zata delalet için kullanılan kelime.

İsmi meful:İş kendisi üzerine vaki olan zata delalet için kullanılan kelime.


Fiili muzari cehdi mutlak:Geçmiş zamanda bir fiilinyapılmadığına delaet eder.

Fiili muzari cehdi müstağrak:Konuşan kişinin konuşma anına kadar devam etmesi ile geçmiş zamanda bir fiilin yapılmadığına delalet eden fiildir.(Cehdi müstağrakın cehdi mutlaktan bir başka farkı ise kendisinde ümit,beklenti manası olmasıdır.”henüz yardım etmedi,edebilir”gibi.)


Nefy-i, Hâl:Şimdiki zanamda bir fiilin nefyedildiğine(olumsuzluğuna)delalet eden fiildir.

Nefy-i İstikbal:Gelecek zamanda bir fiilin nefyedildiğine delalet eden fiildir.

Te’kid-i Nefy-i İstikbal:Gelecek zamanda bir fiilin te’kidle nefyedildiğine delalet eden fiildir.

Emri Ğaib:Ğaib olan,yani 3. tekil şahısdan bir fiilin yapılması kendisiyle istenen siğadır.

Nehy-i Ğaib: Ğaib olandan bir fiilin terki kendisiyle istenen siğadır.

Emri hazır:Hazır olan,yani muhatap konumunda olan kimseden bir fiilin yapılması kendisiyle istenen siğadır.

Nehy-i hazır:Hazır olandan bir fiilin kendisyle terki talep olunan siğadır.

İsm-i zaman:Fiilin kendisinde meydana gelen zamanı ifade için kullanılan isimdir.

İsmi mekan: Fiilin kendisinde meydana gelen mekanı ifade için kullanılan isimdir.

Masdar mîmî: Mimli masdar demektir.Masdar ğayrı mîmî gibidir.Tek farkı evvelinde mim olmasıdır.

İsmi Alet:Kendi vasıtası ile işlenen aleti ifade için kullanılır.

Masdar bina-i Merra:Yapılan işin sayısına delalet için kullanılan kelimedir.

Masdar bina-i Nev’i:Yapılan işin keyfiyetine delalet eden kullanılır.

İsmi Tasğir:Küçültülmüş şey üzerine delalet etmesi için kendisine “y┠harfi ilave edilen isimdir.

İsmi mensub:Bir şeyin nisbet edildiğine delalet etmesi için kelimenin sonuna öncesi meksur(esreli),şeddeli bir “y┠harfi eklenen isimdir.

Mübalağa ismi fail:Fiilin kendisiyle mübalağa ile kâim olduğunu ifade eden isimdir.

İsm-i Tafdil:Başkası üzerine ziyadeliği ifade ettiği halde,fiil kendisiyle kâim olan zata delalet için kullanılan isimdir.

Taaccub Fiilleri:Taaccub(hayretlik)üzerine delalet eden fiillerdir.


Diğer kelimeler:

Ötre diye bildiğimiz harekeye “zamme” ,kendisinde zamme bulunan harfe ise “mazmum” denir.
Esreye ise “kesre” ismi verilir.Kesreli harf ise “meksur” olarak adlandırılır.Üstün;”fetha”.Üstünlü harf ise “meftuh” dur.

Mütekellim:Konuşan kişi.(Ben)
Muhatap:(sen)2.tekil şahıs
Ğaib:(o)3.tekil şahıs

 

 

 

 

 


 

 

 

 

1.BÖLÜM

1.Sahih Fiiller.

  A- Mazi Fiil

  B- Muzari Fiil

  C- Muzari Merfu Muzari

       Mansub Ve Muzari Meczum

  D- Cahdi Mutlak

  E- Cahdi Mustağrak

  F- Emir

  G- Nehiy

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

A- MAZİ FİİL

Fiili Mazi iki kısımdır:

a)      Mazi Malum

b)      Mazi Meçhul

MAZİ MALUM:

Mazi malum üç şekil üzere bulunur:

1)      فَعَلَ kalıbında gelir. كَتَبَ gibi.

2)    فَعِلَ kalıbında gelir. عَلِمَ gibi.

3)    فَعُلَ kalıbında gelir. كَبُرَ  gibi.

Üç şekli birbirinden ayıran ikinci harfin harekesidir. Birinci ve üçüncü harf üç şekilde de üstündür.

Dikkat:

Bir fiili mazi harekeli ise harekesine bakarak hangi kalıptan geldiğini anlarız. Eğer harekesi yoksa nasıl okunacağını sözlükten öğreniriz.

فَعَلَ kalıbında bulunan كَتَبَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

كَتَبُوا

كَتَبَا

كَتَبَYazdı

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

كَتَبْنَ

كَتَبَتَا

كَتَبَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

كَتَبْتُمْ

كَتَبْتُمَا

كَتَبْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

كَتَبْتُنَّ

كَتَبْتُمَا

كَتَبْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

كَتَبْنَا

 

كَتَبْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

فَعَلَ kalıbında bulunan ضَرَبَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

ضَرَبُوا

ضَرَبَا

ضَرَبَDövdü

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

ضَرَبْنَ

ضَرَبَتَا

ضَرَبَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

ضَرَبْتُمْ

ضَرَبْتُمَا

ضَرَبْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

ضَرَبْتُنَّ

ضَرَبْتُمَا

ضَرَبْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

ضَرَبْنَا

 

ضَرَبْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

فَعَلَ kalıbında bulunan فَتَحَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

فَتَحُوا

فَتَحَا

فَتَحَAçtı

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

فَتَحْنَ

فَتَحَتَا

فَتَحَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

فَتَحْتُمْ

فَتَحْتُمَا

فَتَحْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

فَتَحْتُنَّ

فَتَحْتُمَا

فَتَحْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

فَتَحْنَا

 

فَتَحْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

فَعِلَ kalıbında bulunan عَلِمَ mazi fiilin çekimi şöyledir:




 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

عَلِمُوا

عَلِمَا

عَلِمَBildi

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

عَلِمْنَ

عَلِمَتَا

عَلِمَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

عَلِمْتُمْ

عَلِمْتُمَا

عَلِمْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

عَلِمْتُنَّ

عَلِمْتُمَا

عَلِمْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

عَلِمْنَا

 

عَلِمْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

فَعُلَ  kalıbında bulunan كَبُرَ mazi fiilin çekimi şöyledir:




 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

كَبُرُوا

كَبُرَا

كَبُرَkibirlendi

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

كَبُرْنَ

كَبُرَتَا

كَبُرَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

كَبُرْتُمْ

كَبُرْتُمَا

كَبُرْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

كَبُرْتُنَّ

كَبُرْتُمَا

كَبُرْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

كَبُرْنَا

 

كَبُرْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

فَعِلَ kalıbında bulunan حَسِبَ mazi fiilin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

حَسِبُوا

حَسِبََا

حَسِبَSandı

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

حَسِبْنَ

حَسِبَتَا

حَسِبَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

حَسِبْتُمْ

حَسِبْتُمَا

حَسِبْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

حَسِبْتُنَّ

حَسِبْتُمَا

حَسِبْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

حَسِبْنَا

 

حَسِبْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

MAZİ MEÇHUL:

-          Mazi meçhul fiili sadece فُعِلَ kalıbında bulunur.

-          فَعُلَ kalıbında (5. bab) bulunan mazi malumların meçhulü yoktur. Bu kalıp üzerinde bulunan tüm fiillerin hepsi lazımdır. Lazım fiilin meçhulü olmaz.

-         Fakat  فَعَلَ yahut فَعِلَ kalıbında bulunup ta müteaddi olan mazi malumların meçhulünü elde etmek için o mazi malumları فُعِلَ şeklinde okumalıyız.

Örnek: كَتَبَ mazi fiilin meçhulü كُتِبَ dir. عَلِمَ mazi fiilin meçhulü عُلِمَ dir.

فَعَلَ kalıbında bulunan كُتِبَ mazi meçhul fiilin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

كُتِبُوا

كُتِبَا

كُتِبَYazdı

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

كُتِبْنَ

كُتِبَتَا

كُتِبَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

كُتِبْتُمْ

كُتِبْتُمَا

كُتِبْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

كُتِبْتُنَّ

كُتِبْتُمَا

كُتِبْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

كُتِبْنَا

 

كُتِبْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

فَعَلَ kalıbında bulunan ضُرِبَ mazi meçhul fiilin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

ضُرِبُوا

ضُرِبَا

ضُرِبَVurdu

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

ضُرِبْنَ

ضُرِبَتَا

ضُرِبَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

ضُرِبْتُمْ

ضُرِبْتُمَا

ضُرِبْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

ضُرِبْتُنَّ

ضُرِبْتُمَا

ضُرِبْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

ضُرِبْنَا

 

ضُرِبْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

فَعَلَ kalıbında bulunan فُتِحَ mazi meçhul fiilin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

فُتِحُوا

فُتِحَا

فُتِحَAçtı

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

فُتِحْنَ

فُتِحَتَا

فُتِحَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

فُتِحْتُمْ

فُتِحْتُمَا

فُتِحْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

فُتِحْتُنَّ

فُتِحْتُمَا

فُتِحْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

فُتِحْنَا

 

فُتِحْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

 فَعِلَ kalıbında bulunan عُلِمَ mazi meçhulün çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

عُلِمُوا

عُلِمَا

عُلِمَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

عُلِمْنَ

عُلِمَتَا

عُلِمَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

عُلِمْتُنَّ

عُلِمْتُمَا

عُلِمْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

عُلِمْتُنَّ

عُلِمْتُمَا

عُلِمْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

عُلِمْنَا

 

عُلِمْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

فَعُلَ kalıbında bulunan كَبُرَ mazi meçhul fiilin çekimi olmaz!... Çünkü lazım fiillerdir.

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

Yok

yok

Yok

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

Yok

yok

Yok

مُؤَنَّثٌ Dişil

Yok

yok

Yok

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

Yok

yok

Yok

مُؤَنَّثٌ Dişil

Yok

yok

Yok

 

مُتَكَلِّمٌ

فَعِلَ  kalıbında bulunan حَسِبَ mazi meçhul fiilin çekimi olmaz!...

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

حَسُِوا

حَسِبَا

حَسِبَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

حَسِبْنَ

حَسِبَتَا

حَسِبَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

حَسِبْتُمْ

حَسِبْتُمَا

حَسِبْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

حَسِبْتُنَّ

حَسِبْتُمَا

حَسِبْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

حَسِبْنَا

 

حَسِبْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

Dikkat:

A-      Fiili maziler –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye en çok “diligeçmiş zaman” ile bazen de “mişligeçmiş zaman” ile tercüme edilir. Demek oluyor ki, hangisi daha uygun düşerse öyle tercüme edilir. Mesela كَتَبَ : yazdı yahut yazmış, كُتِبَ : yazıldı yahut yazılmış. Fiili maziler bazen de “dua kipi” anlamında gelir. Mesela رَحِمَ اللهُ : Allah rahmet etsin, قَتَلَ اللهُ : Allah öldürsün.

كَتَبَ : yazdı yahut yazmış

كُتِبَ : yazıldı yahut yazılmış

رَحِمَ اللهُ : Allah rahmet etsin

قَتَلَ اللهُ : Allah öldürsün

B-      Fiili mazinin başına olumsuzluk edatı denilen مَا yahut لاَ gelirse, Türkçeye “diligeçmiş” veya “mişligeçmiş” zamanın olumsuzu ile tercüme edilir. Mesela: مَا كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış, مَا كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış, لاَ كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış, لاَ كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış.

مَا كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış

مَا كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış

لاَ كَتَبَ : yazmadı yahut yazmamış

لاَ كُتِبَ : yazılmadı yahut yazılmamış

Not: مَا ile لاَ  harflerinin çekimde hiçbir değişiklik yapmadan fiili mazinin her çekiminin başına geçebilir. Ancak mazi menfinin مَا ile kullanılması daha çoktur.

Dikkat:

Ancak harfi cer veya zarf vasıtasıyla lazım fiillerden de meçhul yapılabilir. Örnek: غُشِىَ عَلَيْهِ (bayıldı),  ذُهِبَ مَعَهُ (onunla gidildi) gibi.

a)     Harfi cer vasıtasıyla lazım fiilin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

غُشِىَ عَلَيْهِمْ

غُشِىَ عَلَيْهِمَا

غُشِىَ عَلَيْهِ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

غُشِىَ عَلَيْهِنَّ

غُشِىَ عَلَيْهِمَا

غُشِىَ عَلَيْهَا

مُؤَنَّثٌ Dişil

غُشِىَ عَلَيْكُمْ

غُشِىَ عَلَيْكُمَا

غُشِىَ عَلَيْكَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

غُشِىَ عَلَيْكُنَّ

غُشِىَ عَلَيْكُمَا

غُشِىَ عَلَيْكِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

غُشِىَ عَلَيْنَا

 

غُشِىَ عَلَىَّ

 

مُتَكَلِّمٌ

b)     Zarf vasıtasıyla lazım fiilin çekimi de şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

ذُهِبَ مَعَهُمْ

ذُهِبَ مَعَهُمَا

ذُهِبَ مَعَهُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

ذُهِبَ مَعَهُنَّ

ذُهِبَ مَعَهُمَا

ذُهِبَ مَعَهَا

مُؤَنَّثٌ Dişil

ذُهِبَ مَعَكُمْ

ذُهِبَ مَعَكُمَا

ذُهِبَ مَعَكَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

ذُهِبَ مَعَكُنَّ

ذُهِبَ مَعَكُمَا

ذُهِبَ مَعَكِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

ذُهِبَ مَعَنَا

 

ذُهِبَ مَعِى

 

مُتَكَلِّمٌ

Dikkat: Üstte her iki çizelgede de görüldüğü üzere lazım fiillerin meçhülleri harfi cer veya zarf vasıtasıyla tasrif edildiğinde müfred müzekker gaib çekimi değişmeyip ancak harfi cer veya zarfın bitiştiği zamirler değişir.

 

 

 

B-MUZARİ FİİL

Fiili Muzari iki kısımdır:

1)      Muzari Malum

2)      Muzari Meçhul

Muzari malum üç şekil üzere bulunur:

1)      يَفْعُلُ kalıbında gelir. يَكْتُبُ gibi.

2)      يَفْعِلُ kalıbında gelir. يَغْسِلُ gibi.

3)      يَفْعَلُ kalıbında gelir. يَعْلَمُ gibi.

Üç kalıbın birbirinden farkı yalnız üçüncü harfin harekesinden doğuyor. Yoksa birinci harf hepsinde üstün, ikinci harf hepsinde sakin, dördüncü harf hepsinde ötredir.

Dikkat:

Bir fiili muzari harekeli ise harekesine bakarak falan şekildedir, deriz. Fakat harekesi yoksa hangi şekilde okunacağını sözlüğe bakarız.

MÜZARİ MALUM

يَفْعُلُ kalıbında bulunan يَكْتُبُ muzari filin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

يَكْتُبُونَ

يَكْتُبَانِ

يَكْتُبُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يَكْتُبْنَ

تَكْتُبَانِ

تَكْتُبُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تَكْتُبُونَ

تَكْتُبَانِ

تَكْتُبُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تَكْتُبْنَ

تَكْتُبَانِ

تَكْتُبِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نَكْتُبُ

 

اَكْتُبُ

 

مُتَكَلِّمٌ

يَفْعِلُ kalıbında bulunan يَغْسِلُ muzari filin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

يَغْسِلُونَ

يَغْسِلاَنِ

يَغْسِلُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يَغْسِلْنَ

تَغْسِلاَنِ

تَغْسِلُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تَغْسِلُونَ

تَغْسِلاَنِ

تَغْسِلُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تَغْسِلْنَ

تَغْسِلاَنِ

تَغْسِلِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نَغْسِلُ

 

اَغْسِلُ

 

مُتَكَلِّمٌ

يَفْعَلُ kalıbında bulunan يَعْلَمُ muzari filin çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

يَعْلَمُونَ

يَعْلَمَانِ

يَعْلَمُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يَعْلَمْنَ

تَعْلَمَانِ

تَعْلَمُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تَعْلَمُونَ

تَعْلَمَانِ

تَعْلَمُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تَعْلَمْنَ

تَعْلَمَانِ

تَعْلَمِِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نَعْلَمُ

 

اَعْلَمُ

 

مُتَكَلِّمٌ

MÜZARİ MEÇHUL 

Müzari meçhul yalnız bir şekilde bulunur ki, o da يَفْعَلُ kalıbındadır.

Şu halde;

يَكْتُبُ muzari fiilin meçhulü يُكْتَبُ ,

يَغْسِلُ muzari fiilin meçhulü يُغْسَلُ ,

يَعْلَمُ muzari fiilin meçhulü يُعْلَمُ ,  kalıbından gelir.

يُفْعَلُ kalıbında bulunan يُكْتَبُ muzari fiili meçhulün çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

يُكْتَبُونَ

يُكْتَبَانِ

يُكْتَبُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يُكْتَبْنَ

تُكْتَبَانِ

تُكْتَبُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تُكْتَبُونَ

تُكْتَبَانِ

تُكْتَبُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تُكْتَبْنَ

تُكْتَبَانِ

تُكْتَبِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نُكْتَبُ

 

اُكْتَبُ

 

مُتَكَلِّمٌ

يُفْعَلُ kalıbında bulunan يُغْسَلُ muzari fiili meçhulün çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

يُغْسَلُونَ

يُغْسَلاَنِ

يُغْسَلُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يُغْسَلْنَ

تُغْسَلاَنِ

تُغْسَلُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تُغْسَلُونَ

تُغْسَلاَنِ

تُغْسَلُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تُغْسَلْنَ

تُغْسَلاَنِ

تُغْسَلِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نُغْسَلُ

 

اُغْسَلُ

 

مُتَكَلِّمٌ

يُفْعَلُ kalıbında bulunan يُعْلَمُ muzari fiili meçhulün çekimi şöyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

يُعْلَمُونَ

يُعْلَمَانِ

يُعْلَمُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يُعْلَمْنَ

تُعْلَمَانِ

تُعْلَمُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تُعْلَمُونَ

تُعْلَمَانِ

تُعْلَمُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تُعْلَمْنَ

تُعْلَمَانِ

تُعْلَمِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نُعْلَمُ

 

اُعْلَمُ

 

مُتَكَلِّمٌ

Dikkat:

1-      Fiili muzariler –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye “şimdiki zaman” veya “geniş zaman” ile tercüme edilirler. Eğer bir işe başlamışız da henüz bitmemiş ve devam ediyorsa “şimdiki zaman” ile, eğer görünürde başlanmış bir iş yoksa “geniş zaman” ile tercüme edilir. Örnek: يَكْتُبُ kelimesi “yazıyor” yahut “yazar”; يُكْتَبُ kelimesi de “yazılıyor” yahut “yazılır” şeklinde tercüme edilirler.

2-      Fiili muzarinin başına “istikbal: gelecek edatı” denilen سَ , yahut سَوْفَ geçerse, Türkçeye “gelecek zaman” ile tercüme edilir. Örnek: سَيَكْتُبُ (yazacak), سَيُكْتَبُ (yazılacak); سَوْفَ يَكْتُبُ (yazacak), سَوْفَ يُكْتَبُ (yazılacak), gibi. Bu سَ ve سَوْفَ çekimde hiçbir değişiklik yapmadan fiili muzarinin her çekiminin başına geçebilir.

3-      Fiili muzarinin başına مَفْتُوعَة لاَمُ (lamı meftuha – üstün lam) gelirse, Türkçeye “şimdiki zaman” ile tercüme edilir. Örnek: لَيَكْتُبُ (yazıyor), لَيُكْتَبُ (yazılıyor), gibi. Bu لَ harfi çekimde hiçbir değişiklik getirmeden fiili muzarinin her çekiminin başına geçebilir.

NEFY-İ HAL (MUZARİİ MENFİ) 

Fiili muzarinin başına مَا geçerse (Nefyi hal) olup Türkçeye “şimdiki zamanın olumsuzu” ile tercüme edilir. Örnek: مَا يَكْتُبُ (yazmıyor), مَا يُكْتَبُ (yazılmıyor), gibi.

Bu مَا çekimde hiçbir değişiklik yapmadan fiili muzarinin her sigasının başına geçebilir.

NEFYİ İSTİKBAL NEFYİ MUZARİ

Fiili muzarinin başına لاَ geçerse Sibeveyh’e göre (Nefyi İstikbal) olup Türkçeye “geniş zamanın olumsuzu” iler tercüme edilir.

لاَ يَكْتُبُ (yazmaz), لاَ يِكْتَبُ (yazılmaz) gibi. Fakat İbni Malik’e göre (Nefyi Muzari) olup Türkçeye “geniş zamanın olumsuzu” veya “şimdiki zamanın olumsuzu” ile tercüme edilebilir.

لاَ يُكْتَبُ (yazmaz veya yazmıyor); لاَ يُكْتَبُ (yazılmaz veya yazılmıyor) gibi. Bu لاَ çekimde hiçbir değişiklik yapmadan fiili muzarinin her çekiminin başına geçebilir.

 

 

C-MUZARİ MERFU MUZARİ MANSUB VE MUZARİ MECZUM

Gerek muzari malum ve gerekse muzari meçhulün üç hali vardır:

1)      Merfu (ötre) olmak مَرْفُوعٌ

2)      Mansub (üstün) olmak مَنْصُوبٌ

3)      Meczum (cezimli) olmak مَجْزُومٌ

MUZARİ MERFU

Bir fiili muzarinin başında “Nasib” denilen اَنْ، لَنْ، كَىْ، اِذَنْ harflerinden hiç birisi, keza “Cazim” denilen لاَ، لِ، لَمَّا، لَمْ، اِذَامَا، اِذْمَا، حَيْثُمَا، مَتَى، اَنَّى، اَيْنَ، اَىُّ، مَنْ، مَهْمَا، مَا، اِنْ kelimelerden de hiç birisi yoksa o muzariye “Muzari Merfu” denilir. 

MUZARİ MANSUB

(TEKİDİ NEFYİ İSTİKBAL VE NEFYİ İSTİKBAL)

Eğer bir fiili müzarinin başında nasb denilen اَنْ، لَنْ، كَىْ، اِذَنْ harflerinden birisi bulunursa o müzariye “Muzari Mansub” denilir. Şu dört harften her birinin fiili muzariye olan tesirleri eşit ise de burada yalnız لَنْ harfinden bahsedilecektir.

لَنْ harfi fiili muzarinin ondört çekiminin hepsinde de gelebilir. Fakat iki cemi müennese (birisi cemi müennes gaibe, diğeri cemi müennes muhataba) tesir edemez. Geriye kalan oniki çekimin sonunda ن bulunanların nunu düşürür. Nunsuzların ise son harfini üstün okutturur.

Mesela:




 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لَنْ يَكْتُبُوا

لَنْ تَكْتُبَا

لَنْ يَكْتُبَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

لَنْ يَكْتُبْنَ

لَنْ تَكْتُبَا

لَنْ تَكْتُبَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَنْ تَكْتُبُوا

لَنْ تَكْتُبَا

لَنْ تَكْتُبَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

لَنْ تَكْتُبْنَ

لَنْ تَكْتُبَا

لَنْ تَكْتُبِى

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَنْ نَكْتُبَ

 

لَنْ اَكْتُبَ

 

مُتَكَلِّمٌ

Meçhulü de böyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لَنْ يُكْتَبُوا

لَنْ يُكْتَبَا

لَنْ يُكْتَبَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

لَنْ يُكْتَبْنَ

لَنْ تُكْتَبَا

لَنْ تُكْتَبَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَنْ تُكْتَبُوا

لَنْ تُكْتَبَا

لَنْ تُكْتَبَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

لَنْ تُكْتَبْنَ

لَنْ تُكْتَبَا

لَنْ تُكْتَبِى

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَنْ نُكْتَبَ

 

لَنْ اُكْتَبَ

 

مُتَكَلِّمٌ

Dikkat:

Başına لَنْ geçen muzari mensub meşhur görüşe göre Tekidi Nefyi İstikbal olupTürkçeye “gelecek zamanın olumsuzu” ile tercüme edilir.

Örnek:

يَكْتُبَ لَنْ (yazmayacak), لَنْ يُكْتَبَ (yazılmayacak)gibi.

Fakat İbni Hişam’a göre Nefyi İstikbal olup Türkçeye “geniş zamanın olumsuzu” ile tercüme edilir.

Örnek:



 

لَنْ يَكْتُبَ (yazmaz), لَنْ يُكْتَبَ (yazılmaz) gibi.

MUZARİ MECZUM

Eğer bir fiili muzarinin başına Cazim denilen لاَ، لِ، لَمَّا، لَمْ، اِذَامَا، اِذْمَا، حَيْثُمَا، مَتَى، اَنَّى، اَيْنَ، اَىُّ، مَنْ، مَهْمَا، مَا، اِنْ kelimelerden birisi bulunursa o fiili muzariye Muzari Meczum denilir.

Zikrolunan onbeş kelimeden her birinin fiili muzarinin lafzına olan tesiri aynı ise de burada bunların yalnız dört tanesinden tani لَمَّا، لَمْ، لاَ، لِ dan bahsedilecektir ki, bunlardan لَمْ ile لَمَّا Muzari Meczum bahsinde, لِ Emir bahsinde, لاَ da Nehy bahsinde anlatılacaktır.

 

 

 

 

 

D-CAHDİ MUTLAK
لَمْ harfi fiili muzarinin –gerek malum gerek meçhul olsun- ondört çekiminin hepsine de geçer. Lafızdaki tesirine gelince  “iki cemi müennes nun’u olduğu gibi durur; diğer nun’ları düşürür; nun’suz çekimlerde ise son harfin harekesini yani ötresini düşürür.”

Örnek:



 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لَمْ يَكْتُبُوا

لَمْ يَكْتُبَا

لَمْ يَكْتُبْ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

لَمْ يَكْتُبْنَ

لَمْ تَكْتُبَا

لَمْ تَكْتُبْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَمْ تَكْتُبُوا

لَمْ تَكْتُبَا

لَمْ تَكْتُبْ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

لَمْ تَكْتُبْنَ

لَمْ تَكْتُبَا

لَمْ تَكْتُبِى

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَمْ نَكْتُبْ

 

لَمْ اَكْتُبْ

 

مُتَكَلِّمٌ

Meçhulü de böyledir:



 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لَمْ يُكْتَبُوا

لَمْ يُكْتَبَا

لَمْ يُكْتَبْ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

لَمْ يُكْتَبْنَ

لَمْ تُكْتَبَا

لَمْ تُكْتَبْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَمْ تُكْتَبُوا

لَمْ تُكْتَبَا

لَمْ تُكْتَبْ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

لَمْ تُكْتَبْنَ

لَمْ تُكْتَبَا

لَمْ تُكْتَبِى

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَمْ نُكْتَبْ

 

لَمْ اُكْتَبْ

 

مُتَكَلِّمٌ

Dikkat:

Başına لَمْ geçen fiili muzariye Cahdi Mutlak adı verilip Türkçeye “dili geçmiş” veya “mişli geçmiş zamanın olumsuzu” ile tercüme edilir.

Örnek:

لَمْ يَكْتُبْ (yazmadı yahut yazmamış); لَمْ يُكْتَبْ (yazılmadı yahut yazılmamış) gibi.

 

 

 

E-CAHDİ MUSTAĞRAK



 

لَمَّا kelimesi de لَمْ gibi fiili muzarinin gerek malum ve gerek meçhul olsun her sigasına (çekimine) geçer ve lafızca aynı tesiri gösterir.
Örnek:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لَمَّا يَكْتُبُوا

لَمَّا يَكْتُبَا

لَمَّا يَكْتُبْ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

لَمَّا يَكْتُبْنَ

لَمَّا تَكْتُبَا

لَمَّا تَكْتُبْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَمَّا تَكْتُبُوا

لَمَّا تَكْتُبَا

لَمَّا تَكْتُبْ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

لَمَّا تَكْتُبْنَ

لَمَّا تَكْتُبَا

لَمَّا تَكْتُبِي

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَمَّا نَكْتُبْ

 

لَمَّا اَكْتُبْ

 

مُتَكَلِّمٌ

Meçhulü de böyledir:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لَمَّا يُكْتَبُوا

لَمَّا يُكْتَبَا

لَمَّا يُكْتَبْ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

لَمَّا يُكْتَبْنَ

لَمَّا تُكْتَبَا

لَمَّا تُكْتَبْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَمَّا تُكْتَبُوا

لَمَّا تُكْتَبَا

لَمَّا تُكْتَبْ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

لَمَّا تُكْتَبْنَ

لَمَّا تُكْتَبَا

لَمَّا تُكْتَبِى

مُؤَنَّثٌ Dişil

لَمَّا نُكْتَبْ

 

لَمَّا اُكْتَبْ

 

مُتَكَلِّمٌ

Not:

Başına لَمَّا geçen fiili muzariye Cahdi Mustağrak adı verilip Türkçeye “dili geçmiş” veya “mişli geçmiş zamanın olumsuzu” ile tercüme edilir. Ancak bu tercüme üzerine “Daha, hala, şimdiye kadar” kelimelerinden birisi ilave edilir.

Örnek:

لَمَّا يَكْتُبْ (daha yazmadı, daha yazmamış, hala yazmadı, hala yazmamış, şimdiye kadar yazmadı, şimdiye kadar yazmamış) gibi.

لَمَّا يُكْتَبْ (daha yazılmadı, daha yazılmamış, hala yazılmadı, hala yazılmamış, şimdiye kadar yazılmadı, şimdiye kadar yazılmamış) gibi.

 

 

F-EMİR

 

Emir üç kısma ayrılır:

اَمْرٌ غَائِبٌ     a)  Emri Gaib

اَمْرٌ حَاضِرٌ     b)  Emri Hazır

اَمْرٌ مُتَكَلِّمٌ     c)  Emri Mütekellim



 

Emri gaib de mazi ve muzari gibi iki kısım vardır:

1)      Malum

2)      Meçhul

EMRİ GAİB MALUM

Emri gaib malum, fiili muzarinin malum olan altı gaib çekiminin başına, cazim kelimelerden olan لِ harfini getirmekle meydana gelir.

Emri gaib malumun çekimi:



 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لِيَكْتُبُوا

لِيَكْتُبَا

لِيَكْتُبْ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

لِيَكْتُبْنَ

لِتَكْتُبَا

لِتَكْتُبْ

مُؤَنَّثٌ

EMRİ GAİB MEÇHUL

Emri gaib meçhul, fiili muzarinin meçhul olan altı gabi çekiminin başına, cazim kelimelerinden لِ harfini getirmekle meydana gelir.

Emri gaib meçhulun çekimi:



 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لِيُكْتَبُوا

لِيُكْتَبَا

لِيُكْتَبْ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

لِيُكْتَبْنَ

لَتُكْتَبَا

لِتُكْتَبَا

مُؤَنَّثٌ

EMRİ HAZIR



 

Emri hazır da mazi ve muzari gibi iki kısma ayrılır:

1)      Malum

2)      Meçhul

EMRİ HAZIR MALUM

Emri hazırın malumu üç şekil üzere bulunur:



 

(1)- اُفْعُل   (1. – 5. bab)

(2)- اِفْعِلْ   (2. – 6. bab)

(3)- اِفْعَلْ   (3. – 4. bab)
Birinci ve beşinci babdan olan fiillerin emri hazır malumu birinci şekilde gelir.

Örneğin: أ

birinci babdan olan كَتَبَ mazi malum fiilinin emri hazırı اُكْتُبْ dür.

Beşinci babdan olan حَسُنَ mazi malum fiilinin emri hazırı اُحْسُنْ dür.

İkinci ve altıncı babdan olan fiillerin emri hazır malumu ikinci şekilde gelir: غَسَلَ mazi malum fiilin emri hazırı اِغْسِلْ dir.

Altıncı babdan olan حَسِبَ mazi malum fiilinin emri hazırı اِحْسُبْ dir.

Üçüncü ve dördüncü babdan olan fiillerin emri hazır malumu üçüncü şekilde gelir:

üçüncü babdan olan فَتَحَ mazi malum fiilinin emri hazırı اِفْتَحْ dir.

dördüncü babdan olan عَلِمَ mazi malum fiilinin emri hazır malumu اِعْلَمْ dir.

اُفْعُلْ kalıbındaki emri hazır malumun çekimi:



 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

اُكْتُبُوا

اُكْتُبَا

اُكْتُبْ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

اُكْتُبْنَ

اُكْتُبَا

اُكْتُبِى

مُؤَنَّثٌ

اِفْعِلْ kalıbındaki emri hazır malumun çekimi:



 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

اِغْسِلُوا

اِغْسِلاَ

اِغْسِلْ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

اِغْسِلْنَ

اِغْسِلاَ

اِغْسِلِى

مُؤَنَّثٌ

اِفْعَلْ kalıbındaki emri hazır malumun çekimi:



 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

اِفْتَحُوا

اِفْتَحَا

اِفْتَحْ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

اِفْتَحْنَ

اِفْتَحَا

اِفْتَحِى

مُؤَنَّثٌ


EMRİ HAZIR MEÇHUL

Emri hazırdan meçhul gelmez. Ancak Türkçede “yazıl, yazılınız” gibi meçhul (edilgen) çekiminde kullanılan emri hazırlar (emir kipinin ikinci şahısların)ın Arapçaya tercümesi için muzarinin meçhul olan altı muhatab çekiminin başına cazim kelimelerden olan لِ harfini getirmekle olur.

 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لِتُكْتَبُوا

لِتُكْتَبَا

لِتُكْتَبَ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

لِتُكْتَبْنَ

لِتُكْتَبَا

لِتُكْتَبِى

مُؤَنَّثٌ

c- EMRİ MÜTEKELLİM

Emri Mütekellim iki kısıma ayrılır:

1-      Malum

2-      Meçhul

EMRİ MÜTEKELİM MALUM

Emri mütekellim malumu, fiili muzarinin malum iki mütekellim çekiminin başına, cazim kelimelerinden olan لِ harfini getirmekle meydana gelir.

 

لِاَكْتُبَ

مُتَكَلِّم وَحْدَهُ

لَنَكْتُبْ

مُتَكَلِّم مَعَ الغَيْرِ


EMRİ MÜTEKELLİM MEÇHUL


Emri mütekellim meçhul, fiili muzarinin meçhul iki mütekellim çekiminin başına cazim kelimelerden olan لِ harfini getirmekle meydana gelir.

 

لِاُكْتَبْ

مُتَكَلِّم وَحْدَهُ

لِنُكْتَبْ

مُتَكَلِّم مَعَ الغَيْرِ

Dikkat:



 

1-      Emri gaibler –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye emir kipinin üçüncü şahsın olumlusu ile tercüme edilir.

2-      Emri hazırlar –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye emir kipinin ikinci şahsın olumlusu ile tercüme edilir. Örnek: اُكْتُبْ (yaz), لِتُكْتَبْ (yazıl) gibi.

3-      Emri mütekellimler –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye dilek-istek kipinin birinci şahsın olumlusu ile tercüme edilirler.

Örnek: لِاَكْتُبْ (yazayım), لِنَكْتُبْ (yazalım), لِاُكْتَبْ (yazılayım), لِنُكْتَبْ (yazılalım) gibi.

 

 

G-NEHİY

Nehiy üç kısma ayrılır:

a.     Nehyi Gaib نَهْىٌ غَائِبٌ

b.     Nehyi Hazır نَهْىٌ حَاضِرٌ

c.     Nehyi Mütekellim نَهْىٌ مُتَكَلِّمٌ

لاَ harfi (lai nehiy) fiili muzarinin gerek malum gerekse meçhulü olsun bütün çekimlerinin başına geçebilir. Ancak gaib çekimlerinin başına geçmesiyle meydana gelen kelimeye NEHYİ GAİB, muhatab çekimlerinin başına geçmesiyle meydana gelen kelimeye NEHYİ HAZIR diğer adıyla NEHYİ MUHATAB, mütekellim çekimlerinin başına geçmesiyle meydana gelen kelimeye de NEHYİ MÜTEKELLİM denir.

NEHYİ GAİB

Nehyi gaib malumun çekimi:




 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لاَ يَكْتُبُوا

لاَ يَكْتُبَا

لاَ يَكْتُبْ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

لاَ يَكْتُبْنَ

لاَ تَكْتُبَا

لاَ تَكْتُبْ

مُؤَنَّثٌ

Nehyi gaib meçhulün çekimi:




 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لاَ تَكْتُبُوا

لاَ يُكْتَبَا

لاَ يُكْتَبْ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

لاَ يُكْتَبْنَ

لاَ تُكْتَبَا

لاَ تُكْتَبْ

مُؤَنَّثٌ

NEHYİ HAZIR

Nehyi hazır malumun çekimi:




 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لاَ تَكْتُبُوا

لاَ تَكْتُبَا

لاَ تَكْتُبْ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

لاَ تَكْتُبْنَ

لاَ تَكْتُبَا

لاَ تَكْتُبِى

مُؤَنَّثٌ

Nehyi hazır meçhulün çekimi:




 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

لاَ تُكْتَبُوا

لاَ تُكْتَبََا

لاَ تُكْتَبْ

مُذَكَّرٌ

مُخَاطَبٌ

لاَ تُكْتَبْنَ

لاَ تُكْتَبََا

لاَ تُكْتَبِى

مُؤَنَّثٌ

NEHYİ MÜTEKELLİM

Nehyi mütekellim malumun çekimi:




 

لاَ اَكْتُبْ

مُتَكَلِّم وَحْدَهُ

لاَ نَكْتُبْ

مُتَكَلِّم مَعَ الغَيْرِ


Nehyi mütekellim meçhulün çekimi:




 

لاَ اُكْتَبْ

مُتَكَلِّم وَحْدَهُ

لاَ نُكْتَبْ

مُتَكَلِّم مَعَ الغَيْرِ

Dikkat:

1-      Nehyi gaibler –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye emir kipinin üçüncü şahsın olumsuzu ile tercüme edilirler.

      Örnek: لاَ يَكْتُبْ (yazmasın), لاَ يُكْتَبْ (yazılmasın) gibi.

2-      Nehyi hazırlar –gerek malum ve gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye emir kipinin ikinci şahsın olumsuzu ile tercüme edilirler.

      Örnek: لاَ تَكْتُبْ (yazma), لاَ تُكْتَبْ (yazılma) gibi.

3-      Nehyi mütekellimler –gerek malum gerekse meçhul olsunlar- Türkçeye dilek-istek kipinin birinci şahsın olumsuzu ile tercüme edilirler.

Örnek: لاَ اَكْتُبْ (yazmayayım), لاَ نَكْتُبْ ( yazmayalım), لاَ اُكْتَبْ (yazılmayayım), لاَ نُكْتَبْ (yazılmayalım) gibi.

 Dikkat:

Yukarıda (buraya kadar) ne zaman müzari meczum denirse, bundan maksat malum ve meçhul olan CAHDİ MUTLAK, CAHDİ MUSTAĞRAK, EMRİ GAİB, NEHYİ GAİB, EMRİ MÜTEKELLİM, NEHYİ MÜTEKELLİM, NEHYİ HAZIR ve EMRİ HAZIRIN MEÇHULܒdür.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

2. Mehmuz Fiiller

 

A- Mehmuzul Fa

B- Mehmuzul Ayn

C- Mehmuzul Lam

 

 

 

A-MEHMUZUL FA

Mehmuzul Fa dört babdan gelir:

a.     birinci babdan يَأْمُرُ أَمَرَ  gibi.

b.     İkinci babdan أَبَدَ يَأْبِدُ gibi.

c.     Dördüncü babdan أَبِثَ - يَأْبَثُ gibi.

d.     Beşinci babdan اَدُبَ يَأْدُبُ gibi.

FİİLİ MAZİ MALUM

Mehmuzul Fa’ların mazi malumu ve meçhulu tamamıyla sahihdeki gibi çekilir.

أَمَرَ  (birinci babdan) fiili mazinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

Emretmek

أَمَرُوا

أَمَرَا

أَمَرَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

أَمَرْنَ

أَمَرَتَا

أَمَرَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أَمَرْتُمْ

أَمَرْتُمَا

أَمَرْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

أَمَرْتُنَّ

أَمَرْتُمَا

أَمَرْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أَمَرْنَا

 

أَمَرْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

أَبَدَ  (ikinci babdan) fiili mazinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

oturmak

أَبَدُوا

أَبَدَا

أَبَدَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

أَبَدْنَ

أَبَدَتَا

أَبَدَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أَبَدْتُمْ

أَبَدْتُمَا

أَبَدْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

أَبَدْتُنَّ

أَبَدْتُمَا

أَبَدْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أَبَدْنَا

 

أَبَدْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

أَبِثَ  (dördüncü babdan) fiili mazinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

أَبِثُوا

أَبِثَا

أَبِثَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

أَبِثْنَ

أَبِثَتَا

أَبِثْتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أَبِثْتُمْ

أَبِثْتُمَا

أَبِثْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

أَبِثْتُنَّ

أَبِثْتُمَا

أَبِثْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أَبِثْنَا

 

أَبِثْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

أَدُبَ  (beşinci babdan) fiili mazinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

أَدُبُوا

أَدُبَا

أَدُبَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

أَدُبْنَ

أَدُبَتَا

أَدُبَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أَدُبْتُمْ

أَدُبْتُمَا

أَدُبْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

أَدُبْتُنَّ

أَدُبْتُمَا

أَدُبْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أَدُبْنَا

 

أَدُبْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

FİİLİ MAZİ MEÇHUL 

أَمَرَ  (birinci babdan) meçhul fiili mazinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

Emretmek

أُمِرُوا

أُمِرَا

أُمِرَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

أُمِرْنَ

أُمِرَتَا

أُمِرَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أُمِرْتُمْ

أُمِرْتُمَا

أُمِرْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

أُمِرْتُنَّ

أُمِرْتُمَا

أُمِرْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أُمِرْنَا

 

أُمِرْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

 

أَبَدَ  (ikinci babdan) meçhul fiili mazinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

أُبِدُوا

أُبِدَا

أُبِدَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

أُبِدْنَ

أُبِدَتَا

أُبِدَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أُبِدْتُمْ

أُبِدْتُمَا

أُبِدْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

أُبِدْتُنَّ

أُبِدْتُمَا

أُبِدْتِ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أُبِدْنَا

 

أُبِدْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

 

أَبِثَ  (dördüncü babdan) meçhul fiili mazinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

أُبِثُوا

أُبِثَا

أُبِثَ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

أُبِثْنَ

أُبِثَتَا

أُبِثَتْ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أُبِثْتُمْ

أُبِثْتُمَا

أُبِثْتَ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

أُبِثْتُنَّ

أُبِثْتُمَا

أُبِثْتُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

أُبْثْنَا

 

أُبِثْتُ

 

مُتَكَلِّمٌ

أَدُبَ  (beşinci babdan) meçhul fiili mazinin çekimi olmaz!.. Çünkü lazım fiildir.

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

yok

Yok

Yok

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

yok

Yok

Yok

مُؤَنَّثٌ Dişil

yok

Yok

Yok

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

yok

Yok

Yok

مُؤَنَّثٌ Dişil

yok

Yok

Yok

 

مُتَكَلِّمٌ

MUZARİ MALUM

Mehmuzul Fa’ların muzari malumu –yalnız “MÜTEKELLİM VAHDEH” çekimi müstesna olmak üzere- sahih gibi çekilir.

Mütekellim vahdeh çekiminin ise اَهْ denilmeyip آ denilir. O halde يَأْمُرُ kelimesi يَكْتُبُ gibi çekilir (tasrif olunur), yalnız mütekellim vahdeh çekiminde çekiminde أَهْ مُرُ denilmeyip, آمُرُ denilir. İşte farkı bu kadardır.

Diğer babların muzari malumu da böyledir. Örnek: يَأْبِدُ fiili muzarinin mütekellim vahdeh çekimindeآبِدُ; يَأْبَثُ fiili muzarinin mütekellim vahdeh çekiminde آبَثُ; يَأْدُبُ fiili muzarinin vahdeh çekiminde آدُبُ denilir.

أَمَرَ ٠ يَأْمُرُ  (birinci babdan) malum fiili muzarinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

Emretmek

يَأْمُرُونَ

يَأْمُرَانِ

يَأْمُرُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يَأْمُرْنَ

تَأْمُرَانِ

تَأْمُرُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تَأْمُرُونَ

تَأْمُرَانِ

تَأْمُرُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تَأْمُرْنَ

تَأْمُرَانِ

تَأْمُرِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نَأْمُرُ

 

آمُرُ

 

مُتَكَلِّمٌ

أَبَدَ ٠ يَأْبِدُ  (ikinci babdan) malum fiili muzarinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

Oturmak

يَأْبِدُونَ

يَأْبِدَانِ

يَأْبِدُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يَأْبِدْنَ

تَأْبِدَانِ

تَأْبِدُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تَأْبِدُونَ

تَأْبِدَانِ

تَأْبِدُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تَأْبِدْنَ

تَأْبِدَانِ

تَأْبِدِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نَأْبِدُ

 

آبِدُ

 

مُتَكَلِّمٌ

أَبِثَ ٠ يَأْبَثُ  (dördüncü babdan) malum fiili muzarinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

يَأْبَثُونَ

يَأْبَثَانِ

يَأْبَثُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يَأْبَثْنَ

تَأْبَثَانِ

تَأْبَثُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تَأْبَثُونَ

تَأْبَثَانِ

تَأْبَثُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تَأْبَثْنَ

تَأْبَثَانِ

تَأْبَثِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نَأْبَثُ

 

آبَثُ

 

مُتَكَلِّمٌ

أَدُبَ ٠ يَأْدُبُ  (beşinci babdan) malum fiili muzarinin çekimi:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

 

يَأْدُبُونَ

يَأْدُبَانِ

يَأْدُبُ

مُذَكَّرٌ Eril

غَائِبٌ

يَأْدُبْنَ

تَأْدُبَانِ

تَأْدُبُ

مُؤَنَّثٌ Dişil

تَأْدُبُونَ

تَأْدُبَانِ

تَأْدُبُ

مُذَكَّرٌ Eril

مُخَاطَبٌ

تَأْدُبْنَ

تَأْدُبَانِ

تَأْدُبِينَ

مُؤَنَّثٌ Dişil

نَأْدُبُ

 

آدُبُ

 

مُتَكَلِّمٌ

MUZARİ MEÇHUL 

Mehmuzul Fa’ların muzari meçhulü –yalnız MÜTEKELLİM VAHDEH çekimi müstesna olmak üzere- sahih gibi çekilir. Mütekellim vahdeh çekiminde ise اُهْ denilmeyip, اُو denilir. O halde يُأْمَلُ kelimesi يُكْتَبُ gibi çekilir. Yalnız mütekellim vahdeh çekiminde اُءْمَلُ denilmeyip, اُومَلُ denilir. İşte farkı bu kadardır.

Diğer babların muzari meçhulü de böyledir: اُومَتُ ، اُولَفُ gibi. 

MUZARİ MANSUB – MUZARİ MECZUM 

Mehmuzul Fa’ların muzari mansub ve meczumu sahih fiillerdeki kaideye tabidir. 

EMRİ HAZIR MALUM 

Mehmuzul Fa’ların emri hazırı malumu üç şekil üzere gelir:

1.     Birinci ve beşinci babın emri hazır malumu اُوعُلْ şeklinde gelir. Örnek: اَمَلَ den اُومُلْ; اَدُبَ den اُودُبْ gibi.

2.     İkinci babın emri hazır malumu اِيعِلْ şeklinde gelir. Örnek: اَمَتَ den اِيعِتْ gibi.

3.     Dördüncü babın emri hazır malumu اِيعَلْ şeklinde gelir. Örnek: اَلِفَ den اِيلَفْ gibi.

Dikkat:

Mehmuzul Fa’ların emri hazır malumu şekilce sahih fiilinkinden farklı ise de yine sahih gibi çekilir.

Birinci babdan:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

اُومُلُوا

اُومُلاَ

اُومُلْ

مُذَكَّرٌ

اُومُلْنَ

اُومُلاَ

اُومُلِى

مُؤَنَّثٌ

 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

اُودُبُوا

اُودُبَا

اُودُبْ

مُذَكَّرٌ

اُودُبْنَ

اُودُبَا

اُودُبِى

مُؤَنَّثٌ

İkinci babdan:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

اِيمِتُُوا

اِيمِتَا

اِيمِتْ

مُذَكَّرٌ

اِمِتْنَ

اِيمِتَا

اِيمِتِى

مُؤَنَّثٌ

Dördüncü babdan:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

اِيلَفُوا

اِيلَفَا

اِيلَفْ

مُذَكَّرٌ

اِيلَفْنَ

اِيلَفَا

اِيلَفِى

مُؤَنَّثٌ

Dikkat:

Birinci babdan olan اَمَرَ، اَكَلَ، اَخَذَ fiili mazi kelimelerinin emri hazır malumu anlatılan umumi kaideden müstesnadır. Yani bunların emri hazır malumunda yukarıda anlatılan kaideye göre اُوكُلْ، اُوخُذْ، اُومُرْ denilmesi icap ederdi. Fakat böyle söylenmemiştir. Belki اُو harfi atılarak مُرْ، كُلْ، خُذْ denilmiştir.

Ancak bunların çekimi sahih fiilerdeki kaideye uygundur:

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

خُذُوا

خُذَا

خُذْ

مُذَكَّرٌ

خُذْنَ

خُذَا

خُذِى

مُؤَنَّثٌ

 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

مُرُوا

مُرَا

مُرْ

مُذَكَّرٌ

مُرْنَ

مُرَا

مُرِى

مُؤَنَّثٌ

 

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

كُلُوا

كُلاَ

كُلْ

مُذَكَّرٌ

كُلْنَ

كُلاَ

كُلِى

مُؤَنَّثٌ

 

 

 

 

B-MEHMUZUL AYN

Mehmuzul Ayn dört babdan gelir:

a.     ikinci babdan gelir: رَأَسَ ، يَرْئِسُ gibi.

b.     Üçüncü babdan gelir: ثَأَرَ ، يَثْأَرُ gibi.

c.     Dördüncü babdan gelir: سَئِمَ ، يَسْأَمُ gibi.

d.     Beşinci babdan gelir: ذَؤُبَ ، يَذْؤُبُ gibi.

 Mehmuzul Ayn’ların mazi malumu, mazi meçhulü, muzari malumu, müzari meçhulü, muzari mansubu, muzari meczumu, emri hazırı malumu, kısacası her çekimi sahih gibi çekilir.

Yalnız üçüncü babdan olan سَأَلَ kelimesinin emri hazırında kaideye göre إِسْأَلْ denilmesi caiz olduğu gibi, iki hemze atılarak سَلْ demek de caizdir.

جَمْعٌ Çoğul

تَثْنِيَةٌ İkil

مُفْرَدٌ Tekil

 

سَلُوا

سَلاَ

سَلْ

مُذَكَّرٌ Eril

سَلْنَ

سَلاَ

سَلِى

مُؤَنَّثٌ Dişil

 

C-MEHMUZUL LAM

Mehmuzul Lam dört babdan gelir:

a.     ikinci babdan gelir: طَرَأَ ، يَطْرِئُ gibi.

b.     Üçüncü babdan gelir: قَرَأَ ، يَقْرَأُ gibi.

c.     Dördüncü babdan gelir: ظَمِئَ ، يَظْمَأُ gibi.

d.     Beşinci babdan gelir: جَرُئَ ، يَجْرُؤُ gibi.

Mehmuzul Lam hangi babdan gelirse gelsin mazi malumu, mazi meçhulü, muzari malumu, muzari meçhulü, muzari mansubu, muzari meczumu ve emri hazırın malumu aynen sahih gibi çekilir. Demek ki, mehmuzul lam’lık bir ad’dan başka bir şey değildir.

Dikkat:

-          CAHDİ MUTLAK’ın malum ve meçhul büyün çekimlerinde لَمْ yerine لَمَّا getirirsek CAHDİ MUSTAĞRAK meydana gelir.

-          Malum ve meçhul altı gaib çekiminde لَمْ yerine لِ  getirirsek EMRİ GAİB, لاَ getirirsek NEHYİ GAİB meydana gelir.

-          Yalnız meçhul altı muhatab çekiminde لَمْ yerine لِ  getirirsek EMRİ HAZIR’ın meçhulü meydana gelir.

-          Malum ve meçhul altı muhatab çekiminde